|
Darwin yahud Devrim
Bundan yüz elli sene evvel bir adam çıkmış ve insan dâhil tüm
canlıların bir ya da birkaç ortak atadan evrildiğini öne sürmüş,
İnsanların atalarının da maymunlar olduğunu iddia etmişti.
Bir yaratıcının var olduğunu inkâr eden bu teori, hayvanların
insanlar ile köklü bağlantıları olduğunu savunuyordu.
Eğer bir bağlantı söz konusu ise, illa bir evrim olduğuna
inanıyorsanız, biliniz ki bu hayvandan insana doğru değil, aksine
insandan hayvana doğru gerçekleşen bir evrimdir.
Tabi
her iddianın bir delili olmak zorunda, eğer Dünya gündemine karşı
gözlerinizi kapamıyor, kulaklarınızı tıkamıyorsanız ve taş gibi bir
kalbe sahip değilseniz zaten sizde bu delillere vakıfsınız demektir.
Şimdi söyleyin Allah aşkına, Hiroşima ve Nagazakiye atom bombası
atıp, (ilk etapta) yaklaşık üçyüz elli bin insanın feci şekilde
ölmesine sebep olanlar, düşünen ve sorgulayan niteliklere sahip
varlıklar mıdır?
Bosna'da hamile kadınların karınlarını yararak bebeklerini (ceninleri)
alanlar, küçük çocukların parmaklarını kesip kolye yapanlar, vicdan
sahibi olabilirler mi?
Filistin'de tanklara taş atan çocukların ellerini demir değnekler
ile kıranlar, Çeçenistan'da insanlara türlü işkenceler yaparak
öldürenler, merhametten nasiplerini almışlar mıdır sizce?
Kenya'da kendi kardeşini sopalarla döverek öldüren, yine özellikle
Doğu bölgemizde kardeşi kardeşe düşürmek için her türlü çabayı
gösterenler insan olabilirleri mi sizce?
Bütün bu olanlar insanın, insani vasıflarının hayvani vasıflara
dönüşmesiyle gerçekleşmesinden oluşan değişimlerin sonucudur. Bu
değişim ile insan hayvan gibi hatta ondan daha aşağı durumlara
düşebiliyor.
Evrim kelime manası ile başkalaşmayı, değişmeyi ifade ediyor,
değişmeyi ifade eden farklı bir cümle ise Devrim.
Devrimin TDK'deki karşılığı, belli bir alanda hızlı, köklü ve
nitelikli değişiklik olarak sunulmuş.
Evet, yapılan devrimler ile Türk milleti olarak çok değiştik,
yazımız değişti, tatil günümüz değişti, takvimiz değişti, giyim
kuşamımız değişti. Bunların hepsi çağdaş ve modern bir toplum olma
adına atılan adımlardı.
Bakın
bu devrimler hakkında ünlü tarihçi Kadir Mısıroğlu ne diyor: "Dünyada
krallıkla idare edilenleri veya yazısını muhafaza eden Japonları
gayri medenimi sayacağız?!. Yoksa biz resmi tatili Cuma'dan Pazar'a
tahvil ederken Cumartesi günü tatil yapan İsrail'i gayrı medeni mi
sayalım?!. Hele o İsrail ki iki bin yıllık, ölü İbrani lisan ve
yazısını ihya ederek bizim attığımız İslam harfleri gibi sağdan sola
yazdığı için gerimi kalacak diyelim"
Yapılan Devrimlerin ilk günden beri muhaliflerinin olduğunu söyleyen
diğer bir isim ise Can Dündar. 4 Kasım 2006 da Tüyap ta verdiği
konferanstaki konuşmasından bir kesit
"Evet, sultanlık yıkıldı halifelik kaldırıldı. 'Arkasında zümre
olmayacak' dendi ama bu kez de iktidar, bir tek parti yönetimine
devredildi.
Eskiden Sultan ve kadrosu yönetiyordu, bunun yerine CHP kadrolarının,
askeri-sivil bürokrasinin yönettiği bir ülke haline geldi.
Dolayısıyla cumhuriyet demek CHP demek midir?" diye bir eleştiri
başladı. Farklı sese, farklı söze cumhuriyetin fazla tahammülü
olmadığı yönünde eleştiriler başladı.
Sayın
Mısıroğlu ve Dündar'ın haklılığını tartışmak yerine, örnek nesiller
yetiştirmek adına çözümler üretmeliyiz.
Avrupa'ya tuvalet kültürünü dahi veren bu millet, yılbaşı
kutlamalarında taciz olaylarına ev sahipliği yaparak "işte sizin
kültürünüz bu pis Türkler " hakaretlerine muhatap oluyorsa, ilmin
merkezi olan ülke konumundayken, okullarımız dünya sıralamasında ilk
yüze dahi giremiyorsa, uyuşturucu kullanma yaşı 10 a düşmüşse,
birileri(Önder İHL Mezunları ve Mensupları Derneği eski Başkanı
İbrahim Solmaz) sizin ısrarla kapatmak istediğiniz okulların,
uyuşturucu ve fuhşa bulaşmayan öğrenciler yetiştiren tek okul
olduğunu söyleyebiliyorsa, demek ki yapılan bazı yanlışlar var ve
bunlar devam ediyor.
Hal
böyleyken sizin Ülke gündeminiz mahalle baskısı, başörtüsü yasağı
gibi basit, asılsız iddialar ve gereksiz yasaklar ile meşgulse "Tehlikenin
Farkında mısınız?" sorusunu tekrar tekrar doğru amaç için sormak
gerekmektedir.
Son olarak, Ülkemizin huzurunu ve oluşan istikrar ortamını bozmaya
çalışan güçlere bazı hatırlatmalarda bulunmak isterim: unutmayın ki
şiddet ekmeye çalıştığınız bu topraklar Dünyada sevgi ve hoşgörü
timsali olmuş Mevlanalar, "biz gönülleri fethetmeye geldik" diyen
Yunuslar yetiştirmiştir. Biliniz ki bölme arzusunda olduğunuz bu
Ülke her zaman Atatürk gibi gerekirse askerine, öl emrini verecek
basirette komutanları ve bu emre kayıtsız şartsız uyacak, gönlü
Vatan aşkıyla dolu evlatları sinesinde barındırmaktadır.
Gonderen:
Murad Ergelen
--
-------------------------------------------------------
Türk Milletinin üzerine çökmüş karabasan giderek çözülmekte ve
zayıflamaktadır. Hainlerin planları bozulmakta, figüranları sürekli
açığa düşmektedir. Milletin rağmına sürdürülen derin yolculuk sona
yaklaşmıştır. Millet artık egemenliğine, iradesine sahip çıkmaktadır.
-------------------------------------------------------
|